BilgininEfendisi.Net
22 Mayıs 2013, 00:00:04 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Kuran Dinle Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: Safer ayı ve bu ayda yapılan ibadetler  (Okunma Sayısı 12127 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
Mekke
Aktif Üye
*

Puan: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 100

Açtığı Konular:19


« : 09 Şubat 2008, 16:55:14 »

Orjinali için tıkla
Sefer Ayı
Orjinali için tıkla
Mehmet Talü
milli@milligazete.com.tr
04.03.2006
[/FONT][/SIZE][/B]

Soru: Safer ayına girmiş bulunuyoruz. Safer ayı, bazı felâketlerin sıklaştığı bir zaman dilimi, binaenaleyh uğursuz bir ay olduğu söyleniyor. Bu hususta bir açıklama yapar mısınız?
Cevap: Bismillâhirrahmânirrahîm.
Safer, kameri ayların ikincisinin adıdır. Resmi vesikalarla hususî mektuplarda ve takvimlerde “Saferu’l-hayr” şeklinde yazılır ve (s) rumuzuyla gösterilirdi.
Bilindiği gibi kamer (ay)ın doğuş ve batışına tabi olan ay hesabına “kamerî aylar” denilmektedir ki şunlardır: Muharrem, Safer, Rebîu’l-evvel, Rebîu’l-ahir, Cemaziye’l-evvel, Cemaziye’l-ahir, Receb, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce. Bu hususta Cenâb-ı Hak şöyle buyurur:
“Hakikatte ayların sayısı ALLAH katında, ALLAH’ın kitabında -ta gökler ve yeri yarattığı günden beri- on iki aydır. Onlardan dördü haram olanlardır. İşte bu, en doğru hesaptır. O halde bilhassa bunlarda, o haram aylarda nefislerinize zulmetmeyin. Bununla beraber müşrikler sizinle nasıl topyekûn harb ederlerse, siz de onlarla topyekûn harb ediniz. Bilin ki ALLAH, haramlardan, fenalıklardan sakınanlarla beraberdir.”1
Ebû Bekre (R.A.)den rivayete göre, Veda haccında okuduğu hutbesinde:
Takvim düzeni açısından zaman, ALLAH’ın gökleri ve yeri yarattığı gündeki ilk durumuna dönmüştür. Artık sene on iki aydır. Bunlardan dördü haram aylardır. Ve üçü peşi peşinedir ki, Zilkade, Zilhicce ve Muharremdir. Bir de Cemaziye’l-âhir ile Şaban arasında yer alan Müdar’in Receb’idir.”2
 
buyuran Hz. Peygamber (S.A.V) efendimiz haram ayların: “Zilkade, Zilhicce, Muharrem ve Receb” ayları olduğunu belirtmiştir. Araplar daha İslâmiyet gelmeden önce Haram ay denilen bu ayları kutsal tanır ve bu aylarda savaştan, yağmacılıktan kaçınırlardı.

Çünkü müşrik de olsalar, inanç ve yaşantılarında “Hak Din”den kalıntılar vardı. Haram aylara hürmet, Kâbe’yi tavaf etmek ve hac yapmak gibi. Tabii bütün bunlar da tahrif edilerek, aslından uzaklaştırarak yapıyorlardı. Aslında bütün batıl dinler, hep “Hak Din”den uzaklaşma neticesinde oluşmuşlardır. Hiçbir batıl din, birileri tarafından kurulmamıştır. Bu bakımdan dinimizi, olduğu gibi dosdoğru öğrenmek ve yaşamak mecburiyetindeyiz.
Araplar her yıl kendi adetlerine göre gelip hacceder, ALLAH’a iman ile putlara tapmayı birbirine karıştırıp içinden çıkılmaz garip bir inanç sistemi meydana getirirlerdi. Ama her şeye rağmen mal ve can güvenliği yoktu.
Mekke’ye hac mevsiminde gelebilmek bile başlı başına bir problem idi. O yüzden kabile reisleri hac aylarından olan Zilkade ile Zilhicce’de bir de onu izleyen Muharrem’de savaşmayı kaldırırlar ve bu ayları hürmetli sayıp kesinlikle uyulmasında ısrarla dururlardı. Böylece uzak yerlerden hac için gelenler bu üç ayda hem ibadetlerini yerine getirirler, hem de güven içinde evlerine dönme imkanı bulurlardı.
Orjinali için tıkla
Kayıtlı

Rivayet edildiğine göre, şeytan demiştir ki; “Ben günah yaptırmak suretiyle ademoğlunu helak ettim, oda bu günahlardan tevbe etmekle beni helak etti.”

Bizim ahir zamanda geceler de yumuşak yataklarda yatarak değil, tevbe ederek hizmet etmeye ihtiyacımız var. (S.Muhammed Konyevi)
Mekke
Aktif Üye
*

Puan: 5
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 100

Açtığı Konular:19


« Yanıtla #1 : 09 Şubat 2008, 16:58:23 »

Asr-ı Saâdet’ten zamanımıza kadar devam edip gelen halk inanışına göre, bu ayda akdedilen nikahı devamsız sayarlar. Hatta halk arasında bu aya boş ayı derler. Çünkü “Safer” lûgatta boş demektir. Dilimizdeki Sıfır kelimesi de buradan gelir. Araplar bu ayda birbirlerine yağmada bulunurlar ve evlerini eşyadan hâli ve boş (Safer) bırakırlardı. Bu sebeple yağma ayına Safer denmiştir. İşte bu hadis-i şerif ile, Safer ayının uğursuz kabul edilmesi men olunmuştur. Hatta Buharî’nin bir rivayetine göre, Hz. Âişe (R.Anha) validemiz: Benim nikahım da, zifâfım da Safer ayında idi, buyurduklarına göre, Resûl-i Ekrem (S.A.V.) efendimiz bu hurâfevi fikrin izâlesine fiilen de çalışmıştır. (Tecrid-i Sarih Tercemesi, 12/86) Bu bakımdan safer ayında evlenilmez, yoksa devam etmez; safer ayında doğan çocuklar uğursuz olur v.b. inanışlar tamamen batıldır, hurafedir.
İmam Malik’e hadis-i şerifte geçen: “La safere” sözünün manası soruldu da: Cahiliye halkı Safer ayını helâl aylardan sayarlardı. Sonradan onu bir sene helâl, bir sene de haram saymaya başladılar. Hz. Peygamber (S.A.V.) efendimiz de onların bu âdetini kaldırmak için: “Böyle bir sene helâl, bir sene de haram sayılan bir Safer ayı yoktur” buyurdu, cevabını verdi. (Ebu Davud, Tıp: 24, No: 3914)
İkinci te’vile göre Safer; karında yaşayan bir takım kurtlardır. Câhiliyet devri itikatlarından biri de budur. Araplar karın boşluğunda yılana benzeyen bir hayvanın yaşadığına, insan acıktığı zaman o hayvanın heyecanlanıp, çok defa sahibini ısırıp öldürdüğüne inanırlardı. Hatta bunu uyuz hastalığından daha bulaşıcı sayarlardı. Bunun, insan veya havyan karnında bulunup, bulaşıcı bir hastalık olduğuna da inanırlardı.
Cahiliyyet devrinde bulaşıcı hastalıkların ilâhî bir te’sîre tâbi olmaksızın bizâtihi, yani kendi kendilerine sirâyet edip geçtiklerine inanılırdı. Halbuki her şeyde hakîkî müessir, ALLAH’ın irâdesidir. Bu irâde de hastalıkların geçmesinde bir takım sebepleri vasıta kılar. Bunlardan biri, hasta olan kimselerle temâstır. Hadisteki “Cüzzâmlıdan kaç!” emri, hastalığın başkasına geçme sebeplerinden birini en açık şekilde belirtmiştir.
İşte Resûlullah (S.A.V.) efendimiz, “Yok” diye buyurmakla her iki manaya gelen Safer’in batıl ve asılsız olduğunu belirtmektedir. Binaenaleyh, Davud-u Antakî’nin, Tezkire isimli eserinde yazılı olan şu hususlar kesinlikle doğru değildir:
“Gökten inen bütün belâlar Safer ayının son çarşambasında iner. Bundan dolayı o gün insanlar üzerine çok zor gelir, işte o gün selâm ayetlerini okuyan, bir daha seneye kadar selâmette olur. Safer ayı namazı: Safer ayının ilk ve son çarşamba gecesi gece yarısından sonra, yeryüzüne nazil olacak (inecek) belâlardan biiznillahi Teâlâ muhafaza olmak için sabah namazından evvel dört rekat nafile namaz kılıp birinci rek’at da Fatiha’dan sonra on yedi Kevser sûresi, ikinci rek’at da Fatiha’dan sonra beş ihlâs-ı şerif, üçüncüde Fatihadan sonra bir Felâk sûresi dördüncüde bir Nas sûresi okuyup selâm verilip dua edilecektir. Keza Safer ayının son çarşambasının gecesi veya gündüzü iki rek’at namaz kılıp birinci ve ikinci rek’at da Fatiha’dan sonra on bir ihlas-ı şerif okunacak, namazdan sonra yedi defa istiğfar edip el kaldırıp on bir defa Salât-ı Münciye okunacaktır.” (Bak. Selâm Risalesi, A.M.Ünlü, Sh: 121-124)
Evet bu bilgilerin kaynağını bulmak, mümkün olmamıştır. Yukarıdaki ayet-i kerime ve hadis-i şerifler bu inancı kesinlikle reddetmektedir. Aslı yoktur. Hurafedir
.
Orjinali için tıkla
Okuma sayısı:
2039
Kayıtlı

Rivayet edildiğine göre, şeytan demiştir ki; “Ben günah yaptırmak suretiyle ademoğlunu helak ettim, oda bu günahlardan tevbe etmekle beni helak etti.”

Bizim ahir zamanda geceler de yumuşak yataklarda yatarak değil, tevbe ederek hizmet etmeye ihtiyacımız var. (S.Muhammed Konyevi)
Zülcen@heyN
Bizler muhabbet fedaileriyiz..Husumete vaktimiz yoktur
Süper Üye
*

Puan: 266
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 1,814

Açtığı Konular:45

Herşeye hayret ve dikkatle bakmak lazım


1 Mesajına Toplam
1 Kere Teşekkür Edildi

« Yanıtla #2 : 28 Ocak 2009, 00:18:42 »

Peygamber Efendimiz (S.A.V) Safer Ayının İlk ve Son Çarşambası (Yarın ve 25 Şubat 2009 ) öğle ikindi arası şu duayı 100 defa okurdu

“YA DAFİAL BELAYA İDFA’ ANNEL BELAYA FALLAHU HAYRUN HAFİZEN VE HÜVE ERHAMURRAHİMİN İNNEKE ALA KULLİ ŞEY’İN KADİR “
         ayn                  ayn                               hı             ha              he                                  ayn               gaf




Aapça editör bulamadım o yüzden okunuşa dikkat edelim inşALLAH. Kırmızılar sırayla
Kayıtlı

Ekseriyâ zalim izzetinde, mazlum zilletinde kalıp, buradan göçüp gidiyorlar. Demek bir Mahkeme-i Kübrâya bırakılıyor, te'hir ediliyor. Yoksa, bakılmıyor değil. Bâzan dünyada dahi ceza verir. Kurûn-u sâlifede cereyan eden âsi ve mütemerrid kavimlere gelen azablar gösteriyor ki: İnsan başı boş değil, bir celal ve gayret sillesine her vakit mâruzdur. Evet hiç mümkün müdür ki insan; umum mevcûdât içinde ehemmiyetli bir vazifesi, ehemmiyetli bir istidadı olsun da, insanın Rabbi de insana bu kadar muntâzam masnûâtıyla kendini tanıttırsa, mukabilinde insan îmân ile onu tanımazsa.. hem bu kadar rahmetin süslü meyveleriyle kendini sevdirse; mukabilinde insan ibâdetle kendini O'na sevdirmese.. hem bu kadar bu türlü nimetleriyle muhabbet ve rahmetini ona gösterse; mukabilinde insan şükür ve hamdle Ona hürmet etmese; cezasız kalsın, başı boş bırakılsın, o izzet, gayret sahibi Zât-ı Zülcelâl bir dâr-ı mücâzat hâzırlamasın? Hem hiç mümkün müdür ki: O Rahmân-ı Rahîm'in kendini tanıttırmasına mukabil; îman ile tanımakla ve sevdirmesine mukabil, ibâdetle sevmek ve sevdirmekle ve rahmetine mukâbil, şükür ile hürmet etmekle mukabele eden mü'minlere bir dâr-ı mükâfatı, bir saadet-i ebediyeyi vermesin!
kardelen_ce
Süper Üye
*

Puan: 570
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 6,822

Açtığı Konular:1550


20 Mesajına Toplam
25 Kere Teşekkür Edildi

2 Mesajına Toplam
2 Kere Karma Verildi

« Yanıtla #3 : 05 Şubat 2009, 22:11:28 »

Safer ayı ve bu ayda yapılan ibadetler
 

Safer ayı, Hicrî ayların ikincisidir. Hicrî ayların birincisi, bilindiği gibi Muharrem ayı idi ve içinde aşûre günü vardı. Üçüncüsü ise Rebî’ül-Evvel ayıdır ve bu ayın 12. Gecesinde Kâinatın Efendisi Sevgili Peygamberimiz (asm) arzımıza, aramıza ve gönlümüze teşrif etti.

Hicrî takvimde bazı ayların ve günlerin; gerek içinde farz kılınan ibadetler, gerekse bir kudsî tarihin unvanı olmaları hasebiyle mukaddes tanındığı biliniyor. Meselâ Recep, Şaban ve Ramazan ayları, nafile ve farz ibadetlerin içerisinde teşrî kılındığı üç ibâdet ayı olarak bilinir; bu aylardan bilhassa Ramazan ayı ve bu ay içindeki Kadir Gecesi Kur’ân’da da ifâdesini bulur; diğer ikisi de muhtelif nafile ibâdetler için münbit birer zemin teşkil ettiği sahih hadislerde beyan edilir. İslâmiyet öncesi Araplar arasında da Muharrem, Recep, Zi’l-Kâde ve Zi’l-Hicce aylarının hürmet duyulan aylardan olduğu ve bu aylarda Arapların savaş yapmaktan çekindikleri biliniyor. Sahih kaynaklarda mübarek olduğu bildirilen diğer gün ve geceleri de burada zikretmek lâzım: Ramazan Bayramı, Kurban Bayramı, Arefe gün ve geceleri, Kandil geceleri, Cuma günleri, Aşûre günü vs. gibi. Bu günlerde de gerek nafile, gerek vacip, gerekse farz olmak üzere değişik eda şekilleriyle muhtelif ibadetler yapılır.

Görüldüğü gibi İslâmiyet’te hürmet duyulan ve belli ibadetler için tahsis edilen aylar, günler ve geceler bulunmakla beraber; âfetler, musibetler ve semavî belâlar için tahsis edilen muayyen her hangi bir zaman diliminden söz etmek mümkün değildir. Böyle bir tahsisat, İslâm’ın ruhuna uygun değildir. Belli ayları İlâhî musibet ayı olarak ilân etmek doğru da değildir. ALLAH’ın irâdesini aylarla veya günlerle sınırlamak mümkün olmadığı gibi; böyle bir sınırlama çabası kulluk terbiyesine de yakışmaz.

İlâhî îkâz ve felâketler başka aylarda olmuyor mu? Kaldı ki, belli aylarda İlâhî ikazların yoğunlaştığını farz etsek bile, o ayların musibet ve uğursuzluk ayı olarak ilân edilmesi Resûlullah (asm) tarafından nehy edilmiştir.

Safer ayı cahiliye Arapları tarafından uğursuz ay olarak tanınıyor ve bu ayda umre yapmak büyük günahlardan sayılıyordu. Resûlullah (asm) ise “Umre her zaman helâldir!” buyurarak bu aya atfedilen uğursuzluk inancını kırmıştı1. Ama ne yazık ki; bu ayda akdedilen nikâhların uzun ömürlü olmayacağı, bu ayda yapılan faaliyetlerin sonuçsuz kalacağı, bu ayda başlanılan işlerin uğursuzlukla biteceği tarzındaki inançların, cahiliye Araplarından beri halk arasında yer yer varlığını sürdüre gelen hurafelerden olduğunu görüyoruz.

Ebû Hüreyre’nin (ra) rivâyetiyle Resûlullah (asm) Efendimiz şöyle buyurmuştur:
“Hastalığın kendiliğinden sirâyeti yoktur; uğursuzluk ve baykuş ötüşünün olumsuz etkisi yoktur; Safer ayının hayır ve şerle bir alâkası yoktur; bunlar cahiliye hurafeleridir. Cüzzamlıdan, aslandan kaçtığınız gibi kaçınız!”2

Safer ayının normal aylardan olduğunu tespit ettikten sonra; her ne kadar güvenilir kaynaklarla teyit edilmese de, burada,
Safer ayında yapılması uygun bulunan şu duâyı zikredebiliriz:

“Bismillâhirrahmânirrahîm: ALLAH’ım; hamd ve şükür Sana mahsustur! Minnetim Sana’dır! Ben Senin kulunum; ve ben bundan dolayı huzurluyum! Nefsimi, dînimi, dünyamı, âhiretimi, işlerimin sonunu ve amelimi Sana emânet ediyorum. Bütün MUHAMMED (asm) ümmetini Senin gücünün, havlinin, kudretinin ve kuvvetinin şiddetinden, Sana emânet ediyorum! Muhakkak Sen, emâneti koruyansın; hükmü nâfiz olansın; kazâsı gâlib olansın!

Yâ Ahkeme’l-Hâkimîn ve yâ Esrae’l-Hâsibîn ve yâ Ekrame me’mûlin ve ecvede mes’ûlin yâ Hayyu yâ Kayyûmu yâ Kadîmü yâ Ferdu yâ Vitru yâ Ehadu yâ Samedu yâ men lem yelid ve lem yûled ve lem yekun lehû küfüven ehad! Yâ Azîzu Yâ Vehhâbu Salla’llâhu alâ hayr-i halkıhî MUHAMMEDin ve âlihî ve sahbihî ecma’în! Âmin!”

Bu ayın son Çarşamba gününde de iki rek’at namaz kılınması; bu namazda her rek’atte bir Fatiha ve on bir İhlâs-ı Şerif okunması; namazdan sonra da on bir istiğfar ile, on bir salavât-ı şerîfe okunması tavsiye edilmiştir.

Sadakanın bu aya özel bir konumu yoktur. Diğer aylarda olduğu gibi, bu ayda da sadaka vermeye devam etmelidir.

Dipnotlar:

1- Buhârî, Kitâbu’l-Hac, H. No:777

2- Buhârî, Kitâbu’t-Tıp, H. No: 1927
[/FONT]
Kayıtlı
merakiyidir
Süper Üye
*

Puan: 131
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 330

Açtığı Konular:25


2 Mesajına Toplam
3 Kere Teşekkür Edildi

Site
« Yanıtla #4 : 04 Ocak 2011, 19:14:56 »

İslâmî ayların ikincisidir. Bu ayda her gün:

 "Allâhümme bâriklenâ fî şehrissafer. Vahtim lenâ bisse-âdeti vezzafer" duâsı okunur.
* İlk Çarşamba gecesi, imsaktan evvel dört rek'at nafile namaz kılınır. Sonra duâ okunur.
* Son Çarşamba gecesi veya gündüzünde iki rek'at namaz kılınır. Sonra duâ okunur.
* Selâm âyetleri, Safer ayı boyunca her gün en az birer defa okunur.
* Yine Safer ayı ile ilgili duâ, Safer ayı boyunca her gün en az bir defa muhafaza için okunur

1- Safer ayı boyunca:
Yukarıda da geçtiği gibi şu duâyı her gün en az bir defa okumayı ihmâl etmemelidir:
"Allâhümme bârik lenâ fî şehrissafer. Vahtim lenâ bissa-âdeti vezzafer."


2- Safer ayının ilk Çarşamba gecesi namazı ve okunacak duâları
Bu ayın ilk Çarşamba gecesi gece yarısından sonra, yeryüzüne nazil olacak belâlardan -biiznillâhi Teâlâ- muhafaza olmak için, imsaktan önce dört rek'at aşağıdaki şekilde nafile namaz kılınır.
 Birinci rekatta; Fâtiha'dan sonra 17 Kevser sûresi (İnna a'tayna),
 İkinci rekatta; Fâtiha'dan sonra 5 İhlâs sûresi (Kulhüvallâ-hü Ehad),
 Üçüncü rekatta; Fâtiha'dan sonra 1 Felak sûresi (Kul eûzü birabbilfelak),
 Dördüncü rekatta; Fâtiha'dan sonra 1 Nâs sûresi (Kul eûzü birabbinnâs), okuyup selâm verilir.
-Bilâhare, yedi defa istiğfar edilir (yâni, Estağfirullâh el-a^m denir.)
-Sonra eller kaldırılıp 11 (onbir) defa salât-ı münciye (salâ-ten tüncînâ) okunur:
"Allâhümme salli ala seyyidinâ Muhammedin salâten tüncî-nâ bihâ min cemî il ehvâli velâfât. Ve takdî lenâ bihâ cemîal hâ-cât. Ve tütahhirunâ bihâ min cemî ıs seyyiât. Ve terfeunâ bihâ a'led derecât. Ve tübelliğunâ bihâ aksal gâyât. Min cemî il hayratı fil hayati ve ba'del memat. Birahmetike yâ erhamerrâhimîn. Hasbünallâhü ve ni'melvekîl, ni'melmevlâ ve ni'mennasîr. Gut-râneke rabbenâ ve Heykel masîr."
Okunduktan sonra:
İnneke alâ külli şey'in kadîr. denir. 102
Bundan sonra yapılacak duâda:
"Yâ Rabbi! Beni ve âile efradımı ve bilcümle mü'minleri âfât-ı semâviyye ve arâdiyyelerden (yer ve gök âfetlerinden) ve cemi' belâlardan muhafaza eyle!"denir.

3- Safer Ayının Son Çarşambasının Gecesinde veya Gündüzünde Namaz ve Duâ
Safer ayının son Çarşambasının gecesinde veya gündüzünde iki rek'at namaz kılınır. Şöyle ki ;
 Birinci rek'atta, Fâtiha'dan sonra 11 (on bir) İhlâs sûresi,
 İkinci rek'atta, Fâtiha'dan sonra 11 (on bir) İhlâs sûresi okunur.
 Namazdan sonra, ayın ilk Çarşambasında kılınan namazı müteâkib yapılan istiğfar ve duâlar aynen yapılır:
 7 (yedi) defa istiğfar edilir:
 Estağfirullâh el-azîm, denir.
 Sonra eller kaldırılıp:
 11 (on bir) defa salât-ı münciye (Salâten tüncînâ) okuyup:
 "İnneke alâ külli şey'in kadîr" denir.
 Sonra yapılacak duâda:
 "Yâ Rabbi! Beni ve âile efradımı ve bilcümle mü'minleri, âfât-ı semâviyye ve arâdıyelerden muhafaza eyle!" denir.


4- Her Türlü Âfetlerden Muhafaza Olunmak İçin Safer Ayı Boyunca Her Gün En Az Birer Defa Okunacak Selâm Âyetleri
5- Safer Ayı Boyunca Her Gün Okunacak Diğer Bir Duâ
6- Aşağıdaki duâlar Safer ayı boyunca Selâm âyetleriyle beraber her gün okunur:

Bismillâhirrahmânirrahîm,
Fallâhü hayrun hâfizan ve hüve erhamürrâhimîn.
Rabbeneftah beynenâ ve beyne kavminâ bilhakkı ve en-te hayrül fatihin. Allâhümme yâ müfettihal ebvâb. İftah lenâ ebvâbel hayrat.
"Bismillâhirrahmânirrahîm, Eûzü billahi min şerri hâzezzemâ-ni ve esteîzü bihî min şürûri sâirizzamâni. Ve eûzü bi celâli vechi-ke ve cemâli kudsike en tücîranî minelbelâi fî hâzihisseneti ve kına min şerri mâ kadaytü fîhâ. Ve ekrimnâ fissaferi Yâ Ekramel ek-ramîyn. Ezhır vahtim hâzihişşühûra aleyye, bisselâmeti vesse-âdeti ve liehli beyti ve li akraba! ve licemî ümmeti Muhammedin -aleyhissalâtü vesselam-. Birahmetike yâ erhamerrâhimîyn. Allâhümme ferricnâ bi duhûlissaferi. Vahtim lenâ bilhayri vezzafer."




(Sevgili arkadaşlar illaki bu konu daha önce açılmıştır ama okadar arama yapmama rağmen bulamadım..öne taşımak için..kusura bakmayın tekrar konu açmak zorunda kaldım)
Kayıtlı

Orjinali için tıkla
merakiyidir
Süper Üye
*

Puan: 131
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 330

Açtığı Konular:25


2 Mesajına Toplam
3 Kere Teşekkür Edildi

Site
« Yanıtla #5 : 04 Ocak 2011, 19:15:55 »

(Efendimiz SAV bu ayda ölüm hastalığına tutulmuştur)
Safer ayında Levhi Mahfuz'dan birinci kat semaya 320.000 bela inmektedir. Bu belalar ve kazalar sene içine yayılmaktadır. Bir dahaki safer ayına kadar bu 320.000 beladan birinin size isabet etmesinden korunmak isterseniz, aşağıda tarif edilen namazları kılınız, tesbihatları yapınız. Aile efradınıza ve çevrenize de tavsiye ediniz. Bu namazları kılanların, bir dahaki sene aynı güne kadar (üzerine kat'i yazılmış yani ALLAH'ın Teâlâ'nın C.C., senin üzerinde gerçekleşmesine kesin hüküm verdiği kazalar müstesna) kazalardan korunacağı rivayeti vardır.

Safer ayının ilk ve son çarşamba gününün gecesinde, yani salı gecesi kılınacak namazdır;
(İSLÂM'da gece günden önce gelir. Yani Cuma günü, Perşembe Günü akşam ezanı okunduğunda giriyor)
1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 17 Kevser Sûresi
2 Rekât : Fatiha'dan Sonda; 5 İhlâs Sûresi
3 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 1 Felâk Sûresi
4 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 1 Nâs Sûresi

Safer ayının ilk ve son çarşamba günü, öğlen ve ikindi namazı arasında kılınacak namazdır;
1 Rekât : Fatiha'dan Sonra ; 11 İhlâs Sûresi
2 Rekât : Fatiha'dan Sonda; 11 İhlâs Sûresi
Bu namazdan sonra 100 kere "Yâ dâfia'l-belâyâ, idfâ anna'l-belâyâ, fallâhü hayrun hâfizan ve hüve Erhâmü'r-Râhimin, inneke alâ külli şey'in kadir" okunmalı ve dua edilmelidir.

Yine Korunmak için;
Ayet-el Kûrsi:
Evden çıkarken ve eve girerken Ayet-el Kûrsi okunmalıdır: Evden çıkarken okuyan her işinde muvaffak olur ve hayırlı işleri başarır. Evine gelince okursan iki Ayet-el Kûrsi arasındaki işlerin hayırlı olur ve fakirliğin önlenir. Bir kimse evinden çıkarken Ayet-el Kûrsi'yi okursa, Hakk Teâlâ yetmiş Meleğe emreder, o kimse evine gelinceye kadar ona dua ile istiğfar ederler.

Evden çıkarken üç kere: "BİSMİLLAHİ HASBİYALLAHİ LAİLAHE İLLA HÛ ALEYHİ TEVEKKELTÜ VE HÜVE RABBİL ARŞİL AZİYM" söylenmelidir.
Safer ayında her gün mutlaka 100 kere "LA HÂVLE VELÂ KUVVETE İLLA BİLLAHİL ALİYYİL AZİYM" denilmelidir. Günde 100 kere söyleyenden, en hafifi fakirlik olmak üzere 70 çeşit bela, musibet kaldırılır.

Ayrıca yine safer ayında (ve her zaman) her gün mutlaka günde 100 kere salâvat getirmek lazımdır. salâvat çok bela ve musibetleri çevirir, dünya ve Ahirette kurtuluşuna sebep olur. En EFDÂL Salâvat'ı Şerife: "ELLAHÜMME sâlli âla seyyidina Muhammedin ve ve âla âlihi ve sahbihi efdâle salevatike ve adade me'lumatike ve bârik ve sellim"

ALLAH'u Teâlâ'yı devamlı zikretmek lazımdır. Zira ALLAH'u Teâlâ'yı zikretmek en büyük ibadettir, belaları musibetleri çevirir. En efdal zikir "LA İLAHE İLLALLAH" dır.

Enes bin Mâlik'e RA Peygamberimizin SAV öğrettiği çok tesirli bir dua:
Bu duayı sabah (mümkünse güneş doğmadan) 3 kere ve akşam güneş battıktan hemen sonra okuyan, korkmaya tek layık olan yalnız ALLAH'tan C.C. korksun . Başta zalim devlet başkanı , şeytan, cin ve insanların şerrinden, büyü ve efsunlardan hiçbiri ALLAH'ın C.C. izniyle hiçbir şekilde zarar veremez. Hz Osman'dan RA bildirildiğine göre ani belalardanda korunur. Ayrıca Zehir verilse tesir etmez ALLAH'ın izniyle(hergün okumak lazımdır):
"Bismillahillezi Lâ Yedurrü meâs mihi şey-ün fil-erdi ve lâ fissemai ve hüves semiül âliym"

KUŞLUK NAMAZI VE KORUNMA (iki,dört,altı,sekiz yada oniki rekât kılınabilir):

-"Her gün, sizin her bir mafsalınız için bir sadaka terettüp etmektedir. Her tesbih bir sadakadır. Her tahmîd bir sadakadır, her bir tehlîl bir sadakadır. Emr-i bi'l-ma'ruf bir sadakadır. Nehy-i ani'l-münker de bir sadakadır. Bütün bunlara, kişinin kuşlukta kılacağı iki rek'at namaz kâfi gelir." Hadis-i Şerif / Müslim, Müsâfirîn 84, (720); Ebu Dâvud, Salât 301, (1286).

-"İnsanda üçyüz küsur mafsal vardır. Her bir maf sal için bir sadakada bulunması gerekir. Mescidde toprağa gömeceği bir balgam, yoldan bertaraf edeceği, bir engel... Bunları bulamazsa, kuşluk vakti kılacağı iki rek'at namaz!" Hadis-i Şerif / Ebu Dâvud, Edeb 172; (5242).

-ALLAH Teâlâ hazretleri buyurdu ki: "Ey Ademoğlu! Günün evvelinde benim için dört rek'at namaz kıl, ben de sana günün sonunu garantileyeyim. '' Hadis-i Şerif / Tirmizî, Salât 346, (475).

-"Kim kuşluğun bir çift (namaz)ına devam ederse, deniz köpüğü kadar çok da olsa, ALLAH günahlarını affeder." Hadis-i Şerif / Tirmizî, Salât 346, (476). (Sadaka Cehennem ateşine perdedir.)

Orjinali için tıkla
Kayıtlı

Orjinali için tıkla
rakabe
اللَّهِ DİL; Tencerenin kapağına benzer, kıpırdadı da kokusu duyuldumu ne pişiyor anlarsın..ِ(MEVLANA)اللَّهِّ
Süper Üye
*

Puan: 470
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 4,903

Açtığı Konular:137

Köleyim, ALLAH'ın kölesi olmaya talibim....


7 Mesajına Toplam
7 Kere Teşekkür Edildi

« Yanıtla #6 : 04 Ocak 2011, 19:59:01 »

ALLAH razı  olsun. Bunlar çok önemli bilgiler gerçekten..
Orjinali için tıkla

 
RABBİM cümlemizi akla hayale gelen gelmeyen her türlü bela ve musibetlerden muhafaza buyursun (Amin)
Kayıtlı

Orjinali için tıkla
Orjinali için tıkla
Orjinali için tıkla
Orjinali için tıkla


Orjinali için tıkla
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.18 | SMF © 2006-2011, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 0.586 Saniyede 43 Sorgu ile Oluşturuldu