BilgininEfendisi.Net
29 Temmuz 2014, 04:27:45 *
Hoşgeldiniz, Ziyaretçi.Lütfen giriş yapın veya kayıt olun.
E-posta adresinize aktivasyon iletisi gelmediyse lütfen buraya tıklayın.

Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz
 
   Ana Sayfa   Yardım Ara Takvim Kuran Dinle Giriş Yap Kayıt  
Sayfa: [1]   Aşağı git
  Yazdır  
Gönderen Konu: kimya hakkında  (Okunma Sayısı 3553 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« : 28 Temmuz 2008, 20:26:24 »

Orjinali için tıkla
elementlerin bulunma yılları
 
Tarih öncesi Antimony Sb 51
Tarih öncesi Bismuth Bi 83
Tarih öncesi Carbon C 6
Tarih öncesi Copper Cu 29
Tarih öncesi Gold Au 79
Tarih öncesi Iron Fe 26
Tarih öncesi Lead Pb 82
Tarih öncesi Mercury Hg 80
Tarih öncesi Silver Ag 47
Tarih öncesi Sulfur S 16
Tarih öncesi Tin Sn 50
1250 Arsenic As 33
1669 Phosphorus P 15
1735 Platinum Pt 78
1737 Cobalt Co 27
1746 Zinc Zn 30
1751 Nickel Ni 28
1766 Hydrogen H 1
1772 Nitrogen N 7
1774 Chlorine Cl 17
1774 Manganese Mn 25
1774 Oxygen O 8
1778 Molybdenum Mo 42
1782 Tellurium Te 52
1783 Tungsten W 74
1789 Uranium U 92
1789 Zirconium Zr 40
1790 Strontium Sr 38
1791 Titanium Ti 22
1794 Yttrium Y 39
1797 Chromium Cr 24
1798 Beryllium Be 4
1801 Niobium Nb 41
1802 Tantalum Ta 73
1803 Cerium Ce 58
1803 Palladium Pd 46
1803 Rhodium Rh 45
1804 Iodine I 53
1804 Iridium Ir 77
1804 Osmium Os 76
1807 Potassium K 19
1807 Sodium Na 11
1808 Barium Ba 56
1808 Calcium Ca 20
1808 Magnesium Mg 12
1817 Cadmium Cd 48
1817 Lithium Li 3
1817 Selenium Se 34
1823 Silicon Si 14
1825 Aluminum Al 13
1826 Bromine Br 35
1828 Boron B 5
1828 Thorium Th 90
1830 Vanadium V 23
1839 Lanthanum La 57
1843 Erbium Er 68
1843 Terbium Tb 65
1844 Ruthenium Ru 44
1860 Cesium Cs 55
1861 Rubidium Rb 37
1861 Thallium Tl 81
1863 Indium In 49
1875 Gallium Ga 31
1878 Holmium Ho 67
1878 Ytterbium Yb 70
1879 Samarium Sm 62
1879 Scandium Sc 21
1879 Thulium Tm 69
1880 Gadolinium Gd 64
1885 Praseodymium Pr 59
1886 Dysprosium Dy 66
1886 Fluorine F 9
1886 Germanium Ge 32
1894 Argon Ar 18
1895 Helium He 2
1898 Krypton Kr 36
1898 Neon Ne 10
1898 Polonium Po 84
1898 Radium Ra 88
1898 Radon Rn 86
1898 Xenon Xe 54
1899 Actinium Ac 89
1901 Europium Eu 63
1907 Lutetium Lu 71
1917 Protactinium Pa 91
1923 Hafnium Hf 72
1925 Neodymium Nd 60
1925 Rhenium Re 75
1937 Technetium Tc 43
1939 Francium Fr 87
1940 Astatine At 85
1940 Neptunium Np 93
1940 Plutonium Pu 94
1944 Curium Cm 96
1945 Americium Am 95
1945 Promethium Pm 61
1949 Berkelium Bk 97
1950 Californium Cf 98
1952 Einsteinium Es 99
1953 Fermium Fm 100
1955 Mendelevium Md 101
1957 Nobelium No 102
1961 Lawrencium Lr 103
1969 Rutherfordium Rf 104
1970 Dubnium Db 105
1974 Seaborgium Sg 106
1976 Bohrium Bh 107
1982 Meitnerium Mt 109
1984 Hassium Hs 108
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #1 : 28 Temmuz 2008, 20:28:27 »

ozon tabakasının oluşumu
 
Yaşam ortaya çıkmadan önce, karbon dioksit, nitrojen ve diğer ağır gazlar, Dünya’nın manto tabakası ve yer kabuğu tarafından ortama bırakılıyordu. Bu gazlar dünyanın yerçekimi kuvveti sayesinde tutuldu ve zaman içinde bir atmosfer meydana geldi.Yerçekimi, metan (CH4), karbon dioksit (CO2), amonyak (NH3), hidrojen (H2), azot (N2), ve su buharının (H2O) bu şekilde atmosferde birikmesine neden oldu. Zaman içinde Dünya, su buharının yoğunlaşıp sıvı hale gelmesine olanak sağlayacak kadar soğudu. Bu durum beraberinde yağmurları ve kuvvetli kasırgaları getirdi. Sürekli yağan yağmur denizlerin oluşmasını sağladı. Şiddetli kasırgalar sırasında oluşan elektrik dünyanın yüzeyini etkiledi.


Bu sırada atmosferde serbest halde hiç oksijen yoktu çünkü oksijen hidrojenle birleşip suyu, yer kabuğundaki başka elementlerle de birleşip demir oksitleri, silikatları, karbon dioksiti ve karbon monoksiti oluşturuyordu. Yaklaşık 2 milyar yıldan fazla bir süre boyunca oksijenin tamamı başka elementlere bağlanmış halde bulunuyordu.


İlk canlılar, atmosferde serbest oksijen bulunmadığı için anaerobik yani oksijensiz solunum yapan canlılardı. (Canlıların ortaya çıkışlarıyla ilgili daha ayrıntılı bilgi edinmek isterseniz “Dünya üzerinde yaşam nasıl başladı?” sorusunun cevabına göz atabilirsiniz.) Anaerobik solunumda sonra fotosentez evrimi gerçekleşti, yani fotosentez yapabilen canlılar ortaya çıktı. Bu canlılar su ve karbon dioksiti kullanarak glikoz ve oksijen üretmeye başladılar. Serbest oksijen böylece atmosferin stratosfer adı verilen tabakasında birikmeye başladı. Morötesi ışınlar, bu tabakadaki oksijen moleküllerine (O2) çarparak bu moleküllerin iki oksijen atomuna (O + O) bölünmesi sebep oldu. Bu oksijen atomları da oksijen molekülleriyle birleşerek ozonu oluşturdular. (O + O2 › O3). Ozon tabakası bu şekilde oluştu. Ayrıca bu tepkimeler günümüzde de aynı şekilde oluşmakta. Ozon tabakasının üstünde yeterince oksijen bulunmadığı için tabakanın kalınlığı sınırlı. Daha alt tabakalara da morötesi ışınlar
Orjinali için tıkla
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #2 : 28 Temmuz 2008, 20:30:26 »

http://kimyam.tr.gg/Ana-Sayfa.htm
http://www.ossliyiz.com/kimya-soru-indir.htm
bu başka site kimya konu anlatımları ve soruları hazırlayanın emeğine  yüreğine sağlık.
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #3 : 28 Temmuz 2008, 20:31:31 »

Mutlak sıfır noktası
1912 yılında Nernst, termodinamiğin üçüncü kanunu sonucunda bir sistemin sıcaklığını mutlak sıfıra düşürmenin imkansız olacağını söyledi

Ayrıca birbirini takip eden isotermal sıkıştırma ve ardından adiabatic genişlemeleri ile mutlak sıfıra istenildiği kadar yaklaşılabileceğini de gösterdi. Mutlak sıfırın ulaşılamaz olması ise, böyle sonsuz sayıda adımın gerekmesi ile izah edildi. Bu durum fizikçiler arasında mutlak sıfıra yaklaşma konusunda heyecanlı bir yarışı başlattı. Bu konudaki en son rekor ise, Lounasmaa(l) tarafından 1989 yılında 2 x 10-9 K olarak elde edildi. 10-6 -10-9 K arasındaki fiziksel olayların 1-103 K arasındaki fiziksel olaylar kadar zengin olması beklendiğinden, mutlak sıfıra yaklaşma arzusu daha uzun süre ilginç araştırmalara konu olacağa benzer.
Fizikçilerin ve filozofların ilgisini çeken bir başka problem ise, verilen bir bölgede mutlak boşluğun oluşturulmasıdır. Bir bölgede boşluk oluşturmanın yolu, o bölgedeki bütün görünen maddeleri; katıları, sıvıları ve gazları boşaltmaktır. Planck'ın bilimde devrim yapan çalışması sonucu ise, yukarıda anlatıldığı biçimde boşaltılmış bir bölgenin gene de duvarların sıcaklığında termal radyasyon ihtiva edeceği ortaya çıktı. Kısaca, bir bölgeyi tamamen boşaltmak için aynı zamanda duvarların mutlak sıfıra soğutul-ması da gerekmektedir.

Kuvantum alan teorisinin geliştirilmesi ve Casimir'in ilginç çalışması sonucunda boşluk kavramı bir kez daha değişti. Verilen bir bölgedeki duvarların sıcaklığına bağlı olan ışımayı duvarları mutlak sıfıra (prensipte) soğutarak elimine etsek bile, o bölgede gene de sıfır noktası radyasyonu tabir edilen bir radyasyon bulunur. Casimir'in bu şaşırtıcı buluşunun gerçek olduğu daha sonra yapılan deneylerle kanıtlandı.

Sıfır noktası radyasyonunun bir özelliği, saf bir durumdan ibaret olmasıdır. Yani sıcaklığı gibi entropisi de sıfırdır. Gerçek deneylerde ise ne kadar küçük olurlarsa olsunlar etkileşmeler vardır. Dolayısı ile verilen bir saf durumun zamanla ısısal dengeye gelmesi beklenir. Oysa, Casimir'in ilk hesaplarında kullanılan kuvantum alanı etkileşmez. Bu modelde sıfır noktası radyasyonu saf halde sonsuza dek kalır. Sonra, daha gerçekçi durumlar için de Casimir etkisinin hesapları yapılmıştır.

Klasik boşluk kavramımıza bir darbe de Unruh'un çalışmaları ile gelir. Unruh, ivmesiz (inertial) bir göz*lemcinin boşluk olarak gördüğü bir halin (yani gerçek parçacıkların olmadığı bir durumun) sabit bir ivme ile hareket eden bir gözlemci tarafından, T = (h/27Pkc)a sıcaklığında bir ışıma olarak algılanacağını gösterir. Burada a ivme, h planck sabiti, k boltzmann sabiti ve c ise ışık hızıdır.

Boyer 1985 yılında eşdeğerlik prensibini (principle of equivalance) kullanarak Unruh'un çalışmasının ilginç bir sonucunu anlatır(2). Eşdeğerlik prensibi kütle çekimi alanında (bir noktada ve civarında) duran bir gözlemci ve sabit bir ivme ile kütle çekiminin olmadığı bir bölgede hareket eden gözlemcinin tecrübelerinin birbirinden ayırt edilemeyeceğini söyler. Bu prensibi kullanarak, Boyer yer yüzündeki kütle çekimi ivmesi ile Unruh'un sıcaklığındaki ivmeyi değiştirir ve yer yüzünde ulaşılabilecek en düşük sıcaklık olarak ~4 x 10—18 K gibi bir değer elde eder. Maalesef bu sıcaklık, laboratuvarda halen ulaşılmış en düşük sıcaklığın epey altında bir değerdir.

Buna rağmen eşdeğerlik prensibinin böyle basit uygulamaları, bazen bir noktayı açıklamak için yararlı olsa da bizi yanlış neticelere itebilir. Örneğin, ışığın güneşin yanından geçerken sapma miktarı, eşdeğerlik prensibi ve Newton potansiyeli kullanılarak bulunursa, Einstein alan denklemleri çözülerek bulunacak olan gerçek değerden iki kat daha küçük olur.

Kozmolojide kullanılan Friedmann uzaylarında termodinamik parametreler ile bazı geometrik parametreler arasındaki benzerlikten yararlanılarak Boyer'in sıcaklığından daha geçerli olabilecek bir sıcaklık bulunur(3). Bu çalışmada kapalı Friedmann (kapalı evren) geometrisi üzerinde kütlesiz konformal skalar alan detaylı bir biçimde incelenir ve kuvantum boşluk salınımlarının renormalize edilmiş enerji momentum tensörünün sıcaklığı T = 1 / 2 P(hc/k) (1/R) olan termal radyasyondan farksız olduğu gösterilir. Burada, R evrenin yarı çapıdır. Daha sonra bölgesel termodinamik kavramı kullanılarak, zamanla ve uzayla yeteri kadar yavaş değişen uzay-zamanlar için de geçerli olabilecek bir kütle çekimsel sıcaklık tanımı önerilir. Bu sıcaklık küresel simetrik cisimlere uygulandığında, yıldızın yüzeyindeki kütle çekimsel sıcaklık kara delik limitinde, yani yıldızın yüzeyi Schwartzschild yarı çapma yaklaştığında, Havvking'in karadelikler için bulduğu kütle çekimsel sıcaklığa aynen indirgenir. Dünya üzerinde yapılacak deneyler için ise, bu formül ulaşılabilecek en düşük sıcaklık olarak Boyer'in sıcaklığından üç mertebe daha büyük olan yaklaşık 10-15 K verir. Bunun ise gözlemlenme şansı çok daha fazladır.

Son olarak, gravitasyonel sıcaklık ve dolayısı ile gravitasyonel entropinin kaynağına değineceğiz. Bilindiği gibi istatistik mekanikte entropi, verilen bir makro-durumu meydana getirebilecek mikro-durumların sayısının logaritmasına orantılı olarak tanımlanır, Einstein gravitasyon teorisinde ise, gravite evrenseldir ve verilen bir sistemin gravitasyonel alanına bakarak ancak onun toplam enerji-momentum dağılımı hakkında bilgi sahibi olabiliriz. Verilen bir enerji-momentum dağılımım oluşturmanın ise, birçok yolu vardır. Ancak, tahmin edilebileceği gibi bu sayı, klasik gravite teorisinde sonsuzdur. Bu safhada kuvantum mekaniği devreye sokularak, büyük fakat sonlu bir sayı elde edileceği kolayca görülür. Dolayısı ile sonlu bir gravitasyonel entropinin ve buna bağlı olarak da sonlu bir gravitasyonel sıcaklığın varlığı hissedilebilir. Ne yazık ki, şu anda elimizde tutarlı bir kuvantum gravite teorisi olmadığından, bu mikro-halleri nasıl sayacağımızı bilemiyoruz. Dünyada bu yöndeki araştırmaların genel amacı ise teorik fizikte Newton, Einstein ve kuvantum mekaniğinden sonra gelebilecek yeni nesil teoriyi bulmaktır. Böyle bir teorinin henüz epey uzağında olabiliriz; ancak bu araştırmalar sonucu çıkan sinyal ise, bunun Einstein'in gravitasyon teorisi, kuvantum teorisi ve istatistik mekaniğin ara kesitinde bir yerde olması ihtimalinin kuvvetli olmasıdır

Kaynak:Genbilim
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #4 : 28 Temmuz 2008, 20:32:23 »

Maddenin 5.Hali:Bose Einstein Yoğunlaştırması

Bir einstein bose gazının çok düşük sıcaklıktaki garip davranışı.
çok sayıda bosonun birbirlerini çekmeleri durumunda oluşur ve bunu yaparken her birinin serbest haldeki enerjilerinin toplamından daha az bir toplam enerjiye ulaşır.He ve süperiletkenlerde gözlemlenebilir.

Maddenin 6.Hali:Fermionik Yoğunlaştırma

maddenin laboratuar ortamında elde edilmiş 6. halidir. elektrik iletimindeki kaybı azaltmaya yardımcı süperiletkenler konusunda sağlam bir adım oluşturulmuştur.
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #5 : 28 Temmuz 2008, 20:35:38 »

http://webkimya.kayyo.com/

http://www.kimyaturk.net/index.php/topic,7760.0.html
http://www.ekimya.com/
http://www.kimyaevi.org/
Orjinali için tıkla


http://www.kimyaegitimi.com/
 
 
kimyayla ilgili siteler
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #6 : 28 Temmuz 2008, 20:39:24 »

[CENTER ALIGN=CENTER][COLOR=#NaNNaNNaN]ATOM ve PERİYODİK TABLO[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>[/COLOR][/CENTER ALIGN]
[COLOR=#NaNNaNNaN]
• ATOM ve YAPISI
Elementin özelliğini taşıyan en küçük parçasına denir. <o:p></o:p>
[/COLOR]

[COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p></o:p>[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]Atom Numarası[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
Bir elementin unda bulunan proton sayısıdır. Protonlar (+) yüklü olduklarından pozitif yük sayısı ya da çekirdek yükü şeklinde ifade edilebilir. <o:p></o:p>
[/COLOR]

[CENTER ALIGN=CENTER][COLOR=#NaNNaNNaN]Atom numarası = Proton sayısı = Çekirdek yükü[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
Kütle Numarası = Proton sayısı + Nötron sayısı <o:p></o:p>
[/COLOR]
[/CENTER ALIGN]
[COLOR=#NaNNaNNaN]
eşitliği yazılabilir.
Nötr (yüksüz) bir için, çekirdekte kaç proton varsa çekirdeğin etrafındaki yörüngelerde de o kadar elektron dolaşır.

<o:p></o:p>
[/COLOR]

[COLOR=#NaNNaNNaN]
İYON
(+) veya (–) yüklü ya da gruplarına iyon denir.
<o:p></o:p>
[/COLOR]

  • [COLOR=#NaNNaNNaN]elektron verirse (+) yüklü iyon oluşur ve katyon olarak isimlendirilir. <o:p></o:p>
  • [COLOR=#NaNNaNNaN]elektron alırsa (–) yüklü iyon oluşur ve anyon olarak isimlendirilir.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]Bir X atomu için; gösterilir.
    Buradan nötron sayısı, elektron sayısı bulunabilir
    [/COLOR]


    [COLOR=#NaNNaNNaN][/COLOR]
    [COLOR=#NaNNaNNaN][COLOR=#NaNNaNNaN]İZOTOP[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]
    numaraları aynı kütle numaraları farklı olan atomlara izotop atomlar denir.
    birbirinin izotopudur. <o:p></o:p>
    [/COLOR]

    • [COLOR=#NaNNaNNaN]İzotop atomların kimyasal özellikleri aynıdır. Fiziksel özellikleri farklıdır. <o:p></o:p>
    • [COLOR=#NaNNaNNaN]İzotop iyonların elektron sayıları farklı ise kimyasal özellikleri de farklıdır.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]ALLOTROP[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
      Kimyasal özellikleri aynı (aynı dan oluşmuş), fiziksel özellikleri (renk, kaynama noktası, erime noktası, uzaydaki dizilişleri v.s.) farklı olan maddelere allotrop maddeler denir.
      Elmas, grafit, amorf karbon, üç madde de yapısında yalnızca karbon (C) u içerir. Fakat uzaydaki dizilişleri ve bağların sağlamlığı farklı olan maddelerdir.
      O2 gazı ve O3 (Ozon) gazı birbirlerinin allotropudur. Allotrop için bilinmesi gereken en önemli özellik ise;
      Allotrop maddeler bir başka madde ile reaksiyona girdiklerinde aynı cins ürünler oluşur.
      2Ca + O2
      [/COLOR]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]®[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN] 2CaO
      3Ca + 2/3 O3
      [/COLOR]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]®[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN] 2CaO gibi.

      <o:p></o:p>
      [/COLOR]

      [COLOR=#NaNNaNNaN]İzoton:

      <o:p></o:p>
      [/COLOR]
      [/U][/I][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]Nötron sayıları aynı olan farklı element atomlarıdır[/COLOR][/I][COLOR=#NaNNaNNaN].<o:p></o:p>[/COLOR][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p> </o:p>[/COLOR]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]İzobar:<o:p></o:p>[/COLOR][/U][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p> </o:p>[/COLOR]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]Kütle numaraları aynı olan farklı element atomlarıdır<o:p></o:p>[/COLOR]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p> </o:p>[/COLOR][/U][/I][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]İzoelektronik:<o:p></o:p>[/COLOR][/U][/I][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p> </o:p>[/COLOR][/U][/I][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektron sayıları ve elektron dağılımları aynı olan taneciklerdir[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p></o:p>[/COLOR]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p> </o:p>[/COLOR][/U][/I][/B]
      [COLOR=#NaNNaNNaN]Modern Teorisi[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN] <o:p></o:p>[/COLOR]
      • [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektron dalga özelliği göstermektedir. <o:p></o:p>
      • [COLOR=#NaNNaNNaN]Atomdaki elektronun aynı anda yeri ve hızı bilinemez. <o:p></o:p>
      • [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektronların bulunma ihtimalinin fazla olduğu küre katmanları vardır ve bu katmanlara orbital denir.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]ELEKTRONLARIN DİZİLİŞİ [/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
        Pauli Prensibi <o:p></o:p>
        [/COLOR]

        • [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektronlar yörüngelere yerleştirilirken ; <o:p></o:p>
        • [COLOR=#NaNNaNNaN]2n2 formülüne uyarlar.
        (n : yörünge sayısı, 1,2,3 .......... gibi tamsayılar) <o:p></o:p>[/FONT][/SIZE]
      • [COLOR=#NaNNaNNaN]Son yörüngede maksimum 8 elektron bulunur.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]Buna göre, her yörüngedeki elektron sayısı :[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
        1. yörünge : 2.12 = 2 elektron
        2. yörünge : 2.22 = 8 elektron
        3. yörünge : 2.32 = 18 elektron
        4. yörünge : 2.42 = 32 elektron alır. <o:p></o:p>
        [/COLOR]

        [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektronik konfigürasyon[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
        Bir atomun elektronlarının hangi yörüngede olduğu ve orbitallerinin cinsinin belirtildiği yazma düzenine Elektronik konfigürasyon denir.
        n : Baş kuant sayısı olup 1, 2, 3, ... gibi tam sayılardır. Elektronun hangi yörüngede olduğunu belirtir.
        l : Yan kuant sayısı olup, orbital adı olarak bilinir, s, p, d, f gibi harflerle anılır.
        Elektronlar önce düşük potansiyel enerjili orbitallere yerleşirler. Dört değişik enerji düzeyi vardır.
        s : Enerji seviyesi en düşük orbitaldir. 2 elektron alabilir.
        p : s orbitalinden sonra elektronlar p orbitallerine yerleşir. px , py , pz olmak üzere 3 tanedir. p orbitalleri toplam 6 elektron alabilir.
        d : 10 elektron alır ve toplam 5 tanedir. p orbitallerinden sonra elektronlar d orbitallerine yerleşirler.
        f : f orbitalleri toplam 14 elektron alır ve 7 tanedir. Enerji düzeyi en yüksek olan orbitaldır.
        Yörünge Sayısı (n)
        Yörüngedeki orbital sayısı(n2)
        Yörüngedeki elektron sayısı (2n2)
        1..........
        1 (1 tane s)
        2
        2. .........
        4 (1 tane s, 3 tane p)
        8
        3. .........
        9 (1 tane s, 3 tane p, 5 tane d)
        18
        4. .........
        16 (1 tane s,3 tane p, 5 tane d,
        7 tane f)
        32<o:p></o:p>
        [/COLOR]

        [COLOR=#NaNNaNNaN]
        Orjinali için tıkla
        <o:p></o:p>
        [/COLOR]

        [COLOR=#NaNNaNNaN]Bir atomun elektronları yörüngelere yerleştirilirken okların sırası takip edilir. Bunlar bu sıra ile yazılırsa aşağıdaki gibi olur.
        1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 4s2 3d10 4p6 5s2 4d10 5p6


        Peryot : Dizilişi yapılan elementin en son yazılan s orbitalinin başındaki sayıya periyot denir.
        Grup : Son yörünge orbitalleri s ve p ile bitiyorsa A grubu, d ve f ile bitiyorsa B grubu elementidir. <o:p></o:p>
        [/COLOR]

        • [COLOR=#NaNNaNNaN]A grupları son yörüngelerindeki s ve p orbitallerindeki elektronların toplamıyla bulunur.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]X: 1s2 2s2 2p6 3s2 3p6 dizilişine göre atom 3. periyot, 8A grubundandır.[/COLOR]

          [COLOR=#NaNNaNNaN][/COLOR]
          [COLOR=#NaNNaNNaN] [/COLOR]
          [COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p> </o:p>[/COLOR][/B]
          [COLOR=#NaNNaNNaN]PERİYODİK TABLO[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN] <o:p></o:p>[/COLOR]
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Elementlerin atom numaralarına göre belirli bir kurala uyarak sıralanması ile periyodik cetvel oluşur. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Periyodik cetvelde yatay sıralara periyot, düşey sıralara grup denir. Periyodik cetvelde 7 tane periyot, 8 tane A grubu, 8 tane B grubu vardır. 8B grubu 3 tanedir. Her periyot kendine ait olan s orbitali ile başlar p orbitali ile biter. Diger bir ifade ile 1A grubu ile başlayıp 8A grubu ile sona erer.<o:p></o:p>[/COLOR][CENTER ALIGN=CENTER][COLOR=#NaNNaNNaN]
            Orjinali için tıkla
            <o:p></o:p>
            [/COLOR]
            [/CENTER ALIGN]
            • [COLOR=#NaNNaNNaN]
            A grubu elementleri s ve p blokunda,
            B grubu elementleri d ve f blokunda bulunurlar. B grubu elementlerine geçiş elementleri denir. Bunların tamamı metaldir. <o:p></o:p>[/FONT][/SIZE]
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Periyodik cetvelde A grubu elementlerinin özel isimleri vardır.<o:p></o:p>[/COLOR][CENTER ALIGN=CENTER][COLOR=#NaNNaNNaN]
            Orjinali için tıkla
            <o:p></o:p>
            [/COLOR]
            [/CENTER ALIGN]
            • [COLOR=#NaNNaNNaN]Periyodik cetvelde aynı grupta bulunan elementlerin değerlik elektron sayıları aynı olduğundan benzer kimyasal özellik gösterirler.<o:p></o:p>[/COLOR][CENTER ALIGN=CENTER][COLOR=#NaNNaNNaN]METAL-AMETAL ve SOYGAZ'IN ÖZELLİKLERİ[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]<o:p></o:p>[/COLOR][/CENTER ALIGN]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]Metal[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
              Ametal
              Soygaz <o:p></o:p>
              [/COLOR]

              [list=1]
            • [COLOR=#NaNNaNNaN]Grup numarası 1A,2A, 3A, ve B gruplarında bulunan elementler metaldir. <o:p></o:p>
            • [COLOR=#NaNNaNNaN]Kendilerini soygaza benzetmek için son yörüngelerindeki elektoronları vererek
            (+)değerlik alırlar.
            1A(+1), 2A (+2)
            Kesinlikle (-) değer almazlar.<o:p></o:p>[/FONT][/SIZE][/COLOR][list=1]
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Kendi aralarında bileşik oluşturmazlar.Ametallerle bileşik oluştururlar. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]İndirgen özellik gösterirler. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Tel ve Levha haline gelebilirler. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektirik akımını iletirler. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Tabiatta genellikle katı halde bulunurlar .<o:p></o:p>[/COLOR][list=1]
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Grup numarası 5A ,6A,7A, olanlar ametaldir. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Soygaza benzeme yani son yörüngelerindeki elektronları 8'e tamamlamak için elektron alarak(-) değerlik alılar.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]5A(-3),6A,(-2)7A(-1)...
            Fakat(+) değerlik alabilirler. <o:p></o:p>
            [/COLOR]

            [list=1]
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Kendi aralarında ve me-tallerle bileşik oluşturur-lar. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Yükseltgen özellik göste-rirler. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Tel ve levha haline gel-mezler. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Elektirik akımını iletmez-ler. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Tabiatta genelde gaz ve çift atomlu moleküller halinde bulunurlar. (F2,N2,02...)<o:p></o:p>[/COLOR][list=1]
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Grup Numarası 8A olanlar soygazdır. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Kararlıdırlar,elektron alış-verişi yapmazlar. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Bileşik yapmazlar <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Orbitalleri doludur. <o:p></o:p>
          • [COLOR=#NaNNaNNaN]Tabiatta tek atomlu gaz halinde bulunur-lar.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]• BİLEŞİK OLUŞUMU[/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
            a. Metal + Ametal
            b. Ametal + Ametal
            Metaller son yörüngelerindeki elektronları vererek (+) değerlik alırlar.
            Ametaller ise son yörüngedeki elektronları 8'e tamamlamak için elektron alarak (-) değerlikli olurlar.
            Bileşik formülünü bulabilmek için öncelikle bileşiği oluşturacak elementlerin değerlikleri tespit edilir. Bu değerlikler en küçük katsayılar şeklinde çaprazlanır.
            En genel ifadesi ile X+m ile Y-n iyonu XnYm
            bileşiğini oluşturur.
            Bileşiği oluşturan atomların her ikisi de ametal olduğunda farklı bileşik formülleri oluşabilir.

            ATOM ve İYON ÇAPI (HACMİ) <o:p></o:p>
            [/COLOR]

            • [COLOR=#NaNNaNNaN]Peryot numarası (yörünge sayısı) arttıkça atom hacmi büyür. <o:p></o:p>
            • [COLOR=#NaNNaNNaN]Grup numarası arttıkça atom hacmi küçülür. Çünkü yörünge sayısı aynı kalmakta fakat çekirdek yükü ve çekirdeğin elektronları çekme gücü artmaktadır. <o:p></o:p>
            • [COLOR=#NaNNaNNaN]Bir atom ya da iyon elektron aldıkça çapı büyür, elektron verdikçe çapı küçülür.<o:p></o:p>[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]Örneğin; X atomunun hacmi X-n iyonunun hacminden küçük, X+n iyonunun hacminden büyüktür.

              Örnek - 1
              6C, 14Si, 3Li
              atomlarının çaplarını karşılaştırınız?

              Çözüm
              Orjinali için tıkla

              Peryot numarası büyük olanın çapı en büyük olduğundan Si çapı en büyüktür.
              6C, ile 3Li aynı peryotta olduğundan, grup numarası (proton sayısı) arttığı için
              çekirdek çekimi büyük olanın çapı küçük olacağından 3Li çapı 6C nun çapından büyüktür. Sonuç olarak çaplar arasında Si > Li > C ilişkisi vardır.

              İYONLAŞMA ENERJİSİ
              Gaz halindeki bir atomdan bir elektron koparmak için verilmesi gereken enerjiye iyonlaşma enerjisi (1. iyonlaşma enerjisi) denir.
              2'inci elektronu koparmak için verilen enerjiye 2. iyonlaşma enerjisi denir.
              3'üncü elektronu koparmak için verilen enerjiye 3. iyonlaşma enerjisi denir.
              Herhangi bir atom için daima 1.i.E < 2.i.E < 3.i.E ... geçerlidir. Yani bir sonraki elektronu koparmak daha fazla enerji gerektirir. <o:p></o:p>
              [/COLOR]

              • [COLOR=#NaNNaNNaN]Periyot numarası arttıkça iyonlaşma enerjisi azalır. <o:p></o:p>
              • [COLOR=#NaNNaNNaN]Gruplarda iyonlaşma enerjisi sıralaması,
              1A < 3A < 2A < 4A < 6A < 5A < 7A < 8A
              şeklindedir.<o:p></o:p>[/FONT][/SIZE][/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]Örnek - 2 [/COLOR][/B][COLOR=#NaNNaNNaN]
              Bir X atomu için;
              X(g)
              [/COLOR]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]®[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN] X+2(g) + 2e–
              X+1(g)
              [/COLOR]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]®[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN] X+2(g) + e–
              X+1(g)
              [/COLOR]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]®[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN] X+3(g) + 2e–
              [/COLOR]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]D[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]H = 340 k.kal.
              [/COLOR]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]D[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]H = 215 k.kal.
              [/COLOR]
              [COLOR=#NaNNaNNaN]D[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]H = 625 k.kal.
              Verildiğine göre X atomunun 1. iyonlaşma enerjisi, 2. iyonlaşma enerjisi ve
              3. iyonlaşma enerjisi değerleri kaçtır?


              Çözüm
              1. denklem: 2 elektronu uzaklaştırmak için verilen enerjidir. Yani 1. ve 2. iyonlaşma enerjileri toplamıdır. 2 elektronu koparmak için toplam 340 k.kal enerji harcanmıştır.
              215 kkal. 2'inci elektronu uzaklaştırmak için verilen enerji olduğuna göre 2. iyonlaşma enerjisi 215 k.kal’dir. O zaman 340 – 215 = 125 k.kal 1. iyonlaşma enerjisidir. 625 k.kal. X atomunun 1 elektronu uzaklaşmış durumundan 2e– daha uzaklaştırmak için gereken enerjidir. (Yani: 2. ve 3. iyonlaşma enerjileri toplamıdır.)
              2. İ.E = 215 k.kal olduğuna göre;
              3. iyonlaşma enerjisi = 625 – 215 = 410 k.kal dir.<o:p></o:p>
              [/COLOR]





              [/COLOR]
              <o:p></o:p>
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #7 : 28 Temmuz 2008, 20:40:08 »

[COLOR=#NaNNaNNaN]MOL KAVRAMI
Önce işe günlük hayatta kullanılan ve sayma işlerimizi kolaylaştıran bazı kavramlarla başlayalım.
ÇİFT = 2 tane
DESTE = 10 tane
DÜZİNE = 12 TANE
…………………….
MOL = 6,02 x 1023 tane
Yani ……….. 602.000.000.000.000.000.000.000
Bu olayı şöyle de şematize edebiliriz.
Büyüklükleri karşılaştırmak için çift, deste, düzine ve mol ifadelerinin büyüklüğüne dikkat ediniz



Mol ifadesi; Saf maddeler için kullanıldığına göre, "mol" kelimesiyle eş anlamlı olan şu bağıntılar da kullanılabilir...


ATOMİK KÜTLE BİRİMİ (a.k.b.)
Atomlar çok küçük tanecikler olduğundan tek bir atomu tartmak, kütlesini bu yolla bulmak mümkün değildir. Bu nedenle ilim adamları atom kütlelerini karşılaştırmayı ve uygun yöntemlerle kütlelerini bulmayı başarmışlardır. Bu işi yaparken bir atomu başlangıç olarak seçmişler. Diğer atomları bu kontrol atomu ile kıyaslayarak, bütün atomlar arasında değişik oransal büyüklükler bulmuşlar.
İlk önce kontrol atomu olarak, H atomunu seçmişler. Hidrojen atomunun kütlesi 1 BİRİM kabul edilmiş ve diğer atomlar bununla kıyaslanmış. Bu durumda kütle olarak
1  12 tane H atomu
[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]@[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]C atomu
 16 tane H atomu
[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]@[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]1 O atomu
 24 tane
[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]@[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]1 Mg atomu  H atomu
gibi eşitlikler bulunmuştur.
Yeni elementler bulundukça bu oranlarda sapmalar görülmüş. Bilim adamları bu durumu düzeltmek için kontrol atomunu değiştirmişler ve H yerine O = 16 kullanılmış ve en son olarak da 12C izotopu kullanmışlar.
Karbon 12 (12C) izotopunun 1 atomunun kütlesi 12,000 kabul edilmiş. Diğer elementlerin kütleleri 12C izotopuna bağlı olarak belirlenmiş ve bu kütlelere BAĞIL ATOM KÜTLELERİ denir.
ATOMİK KÜTLE BİRİMİ (a.k.b.)



AVOGADRO HİPOTEZİ
Günlük hayatta bir insandan beklemediğimiz bir davranış şeklini görürsek; hemen yargılamadan önce o kişinin bu davranışı hangi ortamda ve hangi şartlar altında gösterdiğini iyice anlamalıyız. Yoksa o kişi hakkında yapacağımız yargılar yanlış olabilir.
Kimyada da işler böyledir. Bir maddenin, bir madde karşısında, ya da bir olay karşısında nasıl davrandığına bakarken; bulunduğu ortam ve şartlar nasıldır bunu iyi anlamamız gerekir.
Kimyada çokça kullanılan üç tane koşul vardır.
 Aynı koşullar ( AK )
[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]E[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]
"Basınç ve sıcaklık sabit"

 Normal
[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]E[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN] Koşullar ( NK ya da N

ŞA )
"Sıcaklık = 0 0C =273 K ve Basınç = 1 atm = 760 mm-Hg

 Oda koşulları ( OK )
[/COLOR][COLOR=#NaNNaNNaN]E[/COLOR]
[COLOR=#NaNNaNNaN]
"Sıcaklık = 25 0C = 298 K ve Basınç = 1 atm = 760 mm-Hg"
________________________________________

Bu durumun farkına ilk önce AVOGADRO varmış ve kendi hipotezini ileri sürmüştür.
"Aynı koşullarda bütün gazların eşit mollerinin hacimleri de eşittir."


[/COLOR]
Kayıtlı
birsen_sez
karprensesi
Yeni Üye
*

Puan: 0
Çevrimdışı Çevrimdışı

Mesaj Sayısı: 9

Açtığı Konular:1


« Yanıtla #8 : 28 Temmuz 2008, 20:42:30 »

[CENTER ALIGN=CENTER]BİLEŞİKLER<?xml:namespace prefix = o ns = "urn:schemas-microsoft-com:office:office" /><o:p></o:p>[/CENTER ALIGN]

• BİLEŞİKLER
Birden fazla elementin belirli oranlarda kimyasal yollarla bir araya gelerek, kendi özelligini kaybedip oluşturdukları yeni saf maddeye bileşik denir. Bileşikteki atomların cins ve sayısını ifade etmeye bileşik formülü denir.

Kaba (Basit) Formül

  • Bileşikteki atomların cinsini ve oranını belirten formüldür.
    • Kaba formül ile bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanamaz. Gerçek (molekül) formül
      • Bileşikteki atomların cinsini, oranını ve sayısını belirten formüldür.
        • Bileşiğin molekül ağırlığı hesaplanabilir.
          • İyonik bağlı bileşiklerin kaba formülleri ile gerçek formülleri aynıdır. Kovalent bağlı bileşiklerde ise bir tane kaba formüle ait çok sayıda gerçek formül olabilir. Fe2O3
            «
            Fe2O3
            NO2
            «
            NO2, N2O4
            CH2
            «
            CH2, C2H4, C5H10 ... gibi

            BAZI ELEMENT VE KÖKLERİN İSİMLERİ ve DEĞERLİKLERİ<o:p></o:p>

            [

            Formül Yazma ve İsimlendirme
            1. Metal + Ametal Bileşikleri
            İsim: Metalin adı + Ametalin adı + ÜR. eki
            • Ametal Oksijen ise, oksit şeklinde isimlendirme yapılır. <o:p></o:p>Not: Farklı degerlik alabilen metal bileşikleri isimlendirilirken metalin, o bileşikte aldığı değerlik belirtilmelidir.
              Ba+2 Br–
              ®
              BaBr2
              ® Baryum bromür
              Al+3 S-2
              ®
              Al2S3
              ® Aliminyum sülfür
              Na+1 O-2
              ®
              Na2O
              ® Sodyum oksit
              Fe+2 Cl
              ®
              FeCl2
              ® Demir (II) klorür
              Fe+3 Cl-
              ®
              FeCl3
              ® Demir (III) klorür
              Fe+2 O-
              ®
              FeO
              ® Demir (II) Oksit
              Kurşun(II)Oksit
              ®
              Pb+2O-2
              ® PbO
              Mangan(IV)oksit
              ®
              Mn+4O-2
              ® MnO2

              2. Metal + Kök Bileşikleri
              İsim: Metalin adı + Kök adı


              3. Ametal + Ametal Bileşikleri
              Bileşik isimlendirilirken bileşikteki atomların sayısı, 1(mono), 2(di), 3(tri), 4(tetra), 5(penta), 6(hegza) gibi latince harflerle ifade edilir. Formülde önce yazılan atom bir tane ise yalnızca ad ı söylenir.
              ılk yazılan atomun sayısı birden farklı ise onun da latince olarak kaç tane olduğu belirtilir. Sonraki atomun sayısı kaç olursa olsun sayısı belirtilmelidir.
              CO
              ®
              Karbon monoksit
              CO2
              ®
              Karbon dioksit
              N2O5
              ®
              Diazot pentaoksit
              SF6
              ®
              Kükürt hekza florür

              DEĞERLİK BULMA

              [list=1]
            • A grubu metalleri bileşiklerinde daima aynı değerliği alırlar. <o:p></o:p>
              • B grubu metalleri (Geçiş metalleri) bileşiklerinde farklı (+) değerlik alabilirler. <o:p></o:p>
                • Ametallerin (-) değerlikleri genellikle bir tanedir. Fakat farklı (+) değerlik alabilirler. <o:p></o:p>
                  • Hidrojenin değerligi ametallerle yaptığı bileşiklerde (+1), metallerle yaptığı bileşiklerde (-1) dir. <o:p></o:p>
                    • Oksijenin degerligi peroksitler hariç (-2) dir. <o:p></o:p>
                      • Element halindeki atomların değerliği ve bileşiğin toplam yükü sıfırdır. <o:p></o:p>Not: Değerliği bilinen elementler yardımıyla bilinmeyenler bulunabilir. Bileşik nötr ise yükler toplamı sıfır olacaktır.

                        Örnek
                        Aşağıdaki elementlerin değerlik bulunmalarını inceleyiniz.

                        [list=1]
                      • K2CrO4 ; K = +1,O = – 2 olduğundan
                        2(+1) + Cr + 4 . (– 2) = 0
                        Cr = + 6 bulunur

                        BİLEŞİKLERİN SINIFLANDIRILMASI ASİTLER

                        ASİTLER
                        [list=1]
                      • Suya H+1 iyonu verebilen bileşiklere asit denir. <o:p></o:p>
                        • (Cu, Hg, Ag, Pt, Au) metalleri hariç diğer tüm metallerle H2 gazı açığa çıkar. <o:p></o:p>
                          • Sulu çözeltileri elektrik akımını iletir. <o:p></o:p>
                            • Turnusol kağıdını kırmızıya boyarlar. <o:p></o:p>
                              • Bazlarla reaksiyona girerek tuz oluştururlar. <o:p></o:p>
                                • Tadları ekşidir. <o:p></o:p>
                                  • Asidin değerliği: Suya verdiği H+ iyonu sayısıdır.
                                  HBr[/FONT][/SIZE]® H+ + Br– (1) değerlikli
                                  H2CO3
                                  ® 2H+ + CO3–2 (2) değerlikli
                                  CH3COOH
                                  ® CH3COO– + H+ (1) değerlikli <o:p></o:p>
                                  • Asitin kuvvetliliği: Suda %100 iyonlaşabilen asitlere kuvvetli asit, %100 iyonlaşamayanlara zayıf asit denir.
                                  Elektrik akımını iyi ileten asitlere kuvvetli asit, iyi iletmeyenlere zayıf asit denir.
                                  Periyotlar cetvelinde ise soldan sağa doğru ve yukarıdan aşağıya doğru asitlik kuvveti artar.[/FONT][/SIZE]
                                  [/COLOR]
                                  BAZ

                                  [list=1]
                                • Suya OH- iyonu verebilen bileşiklere baz denir. Metal hidroksitler bazdır.
                                NH3 [/FONT][/SIZE]®Amonyak bazı
                                • Kuvvetli bazlar anfoter (Al, Zn) metallerle H2 gazı açığa çıkarırlar.
                                  • Sulu çözeltisi elektrik akımını iletir.
                                    • Turnusol kağıdını maviye boyarlar.
                                      • Asitlerle reaksiyona girerek tuz oluştururlar.
                                        • Tadları acıdır. Ele kayganlık hissi verirler.
                                          • Bazın değerliği: Suya verdiği OH- iyonu sayısıdır.
                                          KOH [/FONT][/SIZE]® K+ + OH- (1) değerlikli
                                          Ca(OH)2
                                          ® Ca+2 + 2OH- (2) değerlikli

                                        • Bazın kuvvetliliği:suda %100 iyonlaşabilen bazlara kuvvetli, suda %100 iyonlaşamayanlara zayıf baz denir. Elektrik akımını iyi ileten bazlara kuvvetli, iletmeyenlere zayıf baz denir.
                                          Periyotlar cetvelinde sağdan sola ve yukarıdan aşağıya bazlık kuvveti artar

                                        • TUZLAR
                                          Baz katyonu ile, asit anyonundan oluşan bileşiklere tuz adı verilir.
                                          HCl + KOH
                                          ® KCl + H2O
                                          Ca(OH)2 + HCN
                                          ® Ca(CN)2 + H2O
                                          CH3COOH + Mg (OH)2
                                          ® Mg(CH3COO)2 + H2O [list=1]
                                          • Kuvvetli asit + Kuvvetli baz ® Nötr tuz <
                                          • Kuvvetli asit + Zayıf baz ® Asidik tuz <
                                            • Zayıf asit + Kuvvetli baz ® Bazik tuz <
                                            • OKSİTLER
                                              Flor haricindeki elementlerin O2 ile yaptığı bileşiklere oksit adı verilir.

                                              1. Asidik oksit
                                              Ametallerin oksijence zengin olan bileşiklerine denir.

                                              CO2, SO2, SO3, P2O5 ...
                                              a. Su ile asitleri oluştururlar.
                                              CO2 + H2O
                                              ® H2CO3
                                              b. Bazlarla tuz oluştururlar.
                                              CO2 + 2KOH
                                              ® K2CO3 + H2O

                                              2. Bazik oksit
                                              Genellikle metal oksitler bazik oksittir.

                                              Na2O, CaO, Ag2O, CuO
                                              a. Su ile bazları oluştururlar.
                                              Na2O + H2O
                                              ® 2NaOH
                                              b. Asitlerle tuz oluştururlar.
                                              K2O + 2HNO3
                                              ® 2KNO3 + H2O

                                              3. Nötr oksit
                                              Ametallerin oksijence eşit veya fakir olan oksitlerine nötr oksit denir. <o:p></o:p>

                                              CO, NO, N2O ...
                                              a. Asitlerle, bazlarla ve su ile etkileşmezler.
                                              b. Oksijen ile tekrar yakılabilirler.
                                              CO + 1/2 O2
                                              ® CO2

                                              4. Anfoter oksit
                                              Hem asit ile hem de bazla ayrı ayrı reaksiyona girebilen maddelere anfoter maddeler denir.
                                              Asitlere karşı baz, bazlara karşı asit özelliği gösteren maddelere denir. <o:p></o:p>

                                              Al2O3, ZnO, Al(OH)3, Zn(OH)2
                                              5.Peroksit
                                              iki tane Oksijenin toplam değerliği (O2)–2 ise, bu bileşiklere peroksit denir.

                                              a. Bu oksitler ısıtılınca kolayca O2 gazı verirler.
                                              ısı
                                              CaO2
                                              ¾¾® CaO + 1/2O2

                                              6. Bileşik Oksit
                                              Farklı değerlik alabilen metal oksitlerin birleşmesi ile oluşan bileşiklere bileşik oksit denir. Bileşiğin yapısında metal her iki değerliğini de bulundurur.
                                              FeO + Fe2O3
                                              ® Fe3O4
                                              PbO + PbO2
                                              ® Pb2O3
                                              2PbO + PbO2
                                              ® Pb3O4
                                              [/COLOR][/COLOR]
                                            [/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR]
                                          [/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR]
                                      [/COLOR][/COLOR][/COLOR][/COLOR]
                                  [/COLOR]
Kayıtlı
Sayfa: [1]   Yukarı git
  Yazdır  
 
Gitmek istediğiniz yer:  

MySQL Kullanıyor PHP Kullanıyor Powered by SMF 1.1.19 | SMF © 2006-2011, Simple Machines XHTML 1.0 Uyumlu! CSS Uyumlu!
Bu Sayfa 7.032 Saniyede 49 Sorgu ile Oluşturuldu