Cüz : 30

27 / 85 BURÛÇ (1-11)

589

 

 

 


 

 

بِسْمِ اللهِ الرَّحْمَنِ الرَّحِيمِ

وَالسَّمَآءِ ذَاتِ الْبُرُوجِ -1, وَالْيَوْمِ الْمَوْعُودِ -2, وَشَاهِدٍ وَمَشْهُودٍ -3, قُتِلَ اَصْحَابُ اْلاُخْدُودِ -4, اَلنَّارِ ذَاتِ الْوَقُودِ -5, اِذْ هُمْ عَلَيْهَا قُعُودٌ -6, وَهُمْ عَلَى مَا يَفْعَلُونَ بِالْمُؤْمِنِينَ شُهُودٌ -7, وَمَا نَقَمُوا مِنْهُمْ اِلاَّ اَنْ يُؤْمِنُوا بِاللهِ الْعَزِيزِ الْحَمِيدِ -8, اَلَّذِى لَهُ مُلْكُ السَّمَوَاتِ وَاْلاَرْضِ وَاللهُ عَلَى كُلِّ شَىْءٍ شَهِيدٌ -9, اِنَّ الَّذِينَ فَتَنُوا الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُؤْمِنَاتِ ثُمَّ لَمْ يَتُوبُوا فَلَهُمْ عَذَابُ جَهَنَّمَ وَلَهُمْ عَذَابُ الْحَرِيقِ -10, اِنَّ الَّذِينَ اَمَنُوا وَعَمِلُوا الصَّالِحَاتِ لَهُمْ جَنَّاتٌ تَجْرِى مِنْ تَحْتِهَا اْلاَنْهَارُ ذَلِكَ الْفَوْزُ الْكَبِيرُ -11,

 

.

 

85    BURÛÇ SÛRESİ

 

Dünyada herkesi, ahirette sadece mü’minleri rahmetine alan Allah adına.

 

/ 1 Andolsun takım yıldızlarla dolu olan göğe, 2 vadedilen kıyamet günü-ne. 3 Kıyamet günü hazır olanlara ve o gün görülecek acaip şeylere veya  peygambe-re ve ümmetine veya son peygamberin ümmetine ve diğer ümmetlere veya peygam-berlerden her biri ve ümmetlerine andolsun ki;

4 Kahrolsun yerde hendekler kazıp müslümanları yakmak için ateş yakanlar. 5 Öylesine ateş ki, alev alev yanar. 6 Hani o zalimler ateşin başında oturup, 7 mü’-minlere yaptıkları azap ve işkenceyi seyrederlerdi. 8 O mü’minlerden ancak güçlü ve övgüye layık olan Allah’a inanıyorlar diye intikam alıyorlardı. 9 O Allah ki, göklerin ve yerin hakimiyeti, saltanat ve idaresi O’nundur ve O Allah herşeye şahittir. 10 O kimse-ler ki inanan erkek ve kadınlara dinlerinden dönmeleri için işkencede bulundular, sonra da bu yaptıklarından dolayı tevbe etmediler. Onlar için cehennem azabı vardır ve çok yakıcı azap onlar içindir. 11 Şüphesiz ki iman edip doğru dürüst işler işleyenlere, içeri-sinden ırmaklar akan cennetler vardır. En büyük kurtuluş da budur. 8


 

 

 

590

27 / 85 BURÛÇ (12-22)  

Cüz : 30

 

 

اِنَّ بَطْشَ رَبِّكَ لَشَدِيدٌ -12, اِنَّهُ هُوَ يُبْدِئُ وَيُعِيدُ -13, وَهُوَ الْغَفُورُ الْوَدُودُ -14, ذُو الْعَرْشِ الْمَجِيدُ -15, فَعَّالٌ لِمَا يُرِيدُ -16, هَلْ اَتَيكَ حَدِيثُ الْجُنُودِ -17, فِرْعَوْنَ وَثَمُودَ -18, بَلِ الَّذِينَ كَفَرُوا فِى تَكْذِيبٍ -19, وَاللهُ مِنْ وَرَآئِهِمْ مُحِيطٌ -20, بَلْ هُوَ قُرْاَنٌ مَجِيدٌ -21, فِى لَوْحٍ مَحْفُوظٍ -22,

7 12 Şüphesiz Rabbinin yakalaması son derece çetindir. 13 O’dur insanı yoktan var eden ve sonra yeniden hayata getiren. 14 O mü’min kullarının günahlarını bağışlayan ve kendisine itaat eden dostlarını çok sevendir. 15 Arşın sahibi olup yüce-ler yücesidir. 16 Her istediğini yapabilen O’dur. 17 Günahkar orduların kıssasından haberin var mı? 18 Firavun ve Semûd kavmi nasıl da yok olup gittiler. 19 Doğrusu Al-lah’tan gelen gerçekleri örtbas edenler zaten yalanlamaya dalmışlardır. 20 Allah yap-tıkları işin ardından onları çepeçevre kuşatmıştır yani onlar her an Allah’ın gücü kap-samındadırlar. 21 Daha doğrusu inkârcıların yalanladıkları o kitap çok şerefli bir Kur’-ân’dır. 22 Kaybolmayan korunmuş iyi muhafaza edilen bir levhadadır